Zan ve iftira arasındaki temel fark, zamanlama ve doğruluktur:
Özetle : Zan, genellikle bir düşünce veya kanaat olup, iftira ise yüze karşı yapılan bir eylemdir
Basın yoluyla iftira suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinde düzenlenmiştir. Basın yoluyla iftira suçunun işlenmesi, gerçeğe aykırı beyanların radyo, televizyon, gazete, internet ve sosyal medya gibi basın ve yayın organları aracılığıyla yayınlanmasıyla gerçekleşir. Basın yoluyla iftira suçunun nitelikli hali, isnadın inandırıcı olabilmesi için maddi eser ve delil uydurulması durumunda söz konusudur. İftira suçu, şikayete tabi değildir; soruşturma ve kovuşturması ilgili makamlarca resen yapılır.
İftira, bir kişiye, işlemediğini bildiği bir suçu isnat ederek, hakkında soruşturma, kovuşturma ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlama eylemidir. İftira suçu örnekleri: Sanığın, jandarma karakoluna giderek, katılanın ATM'den para çektiğini iddia ederek şikayetçi olması. Şüphelinin, müştekiyi silahlı terör örgütü üyesi olmakla suçlaması. Davalıların, davacının apartman aidatlarını ödemediği ve apartman faaliyetlerinde yer almadığı gibi asılsız iddialarda bulunması. İftira suçunun oluşabilmesi için, isnat edilen fiilin gerçek dışı olması ve failin, mağdurun suçsuz olduğunu bilmesi gerekir.
Yalan ve iftira arasındaki fark, şu şekilde tanımlanabilir: - Yalan: Başkalarını aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı olarak söylenen sözdür. - İftira: Bir insanın söylemediği sözü söyledi, yapmadığı şeyi yaptı demektir. Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde bu tanımlar yer almamaktadır.
Zan, Arapça kökenli bir kelime olup "sanı" anlamına gelir. Zan kelimesinin diğer anlamları: Kesin bilgiye ulaşmaksızın, ihtimaller üzerinden hüküm verme. Şüphelenme, kuşku duyma. Töhmet, itham. Zan kelimesi, günlük dilde çeşitli ifadelerde kullanılır: Zannetmek: Sanmak. Zan altında kalmak: Suçlu sanılmak. Zan altında bırakmak: Biriyle suçlamak ve sanık durumuna sokmak.
Basın yayın yoluyla iftira, Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinde, işlemediğini bildiği halde, bir kişiye hukuka aykırı bir fiil isnat ederek, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak olarak tanımlanır. Basın yayın yolu, her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınları kapsar. Örneğin, Twitter üzerinden gerçek dışı suç isnadında bulunarak bir kişinin itibarını zedeleyen bir tweet atmak, basın yayın yoluyla iftira suçu teşkil eder.
Zan altında kalmak, "işlenmemiş bir suçla itham edilmek" anlamına gelir. Örnek cümle: "Elinizde bir tane bile delil olmamasına rağmen beni zan altında bırakmaya utanmıyor musunuz?".
Slander (iftira) ve iftira (libel) aynı değildir, çünkü farklı ifade türlerini kapsar. İftira (libel), yazılı olarak görünen küçük düşürücü bir ifadedir. İftira (slander) ise sözlü veya sözlü hakaret içeren bir ifadedir. Eğer iftira niteliğindeki ifadeler yazılı olarak yapılırsa, bu durum "karakter suikastı" veya "libel" olarak adlandırılır.
Blog
Zan ve iftira altında kalmak arasındaki fark nedir?
YDS için hangi kelime kitabı?
Zirzop ne demek?
Ziyadesiyle ve fazlasıyla aynı mı?
Yay hangi gezegenden etkilenir?
Zinde ve dinç ne demek?
Yangaz ne anlama gelir?
Çatı uyuşmazlığı kaça ayrılır?
Yeşil ile mavi arası renk nedir?
Yamalı ne anlama gelir?